Ellerin tuttuğu elini tuttum. Gözlerin gördüğü yüzünü gördüm, süzdüm. Sanırım çözdüm. Çektim çekiştirdim, götürdüm uzaklara. Gömdüm gururumu en derin çukurlara.
Kimse bizi görmeden, kimse bizi bilmeden. Sev beni. . Zamanımız geçmeden, sevdiklerimiz göçmeden. Tut beni. . Ama "Yaşamaya mı değer?" diyeceksen eğer.
Tehlikeli ikileme düştüm. Kalite bir manita mı olsun. Yoksa tatlı güzel eşim dostum?. Gönül ister ikisi de dursun. . Ama olmuyor ne yapsam. İkisi de birden bir ortama girmiyor.
Yalnızım yine... Kimseler göremez, kimseler bilemez halimi. İçmişim yine... Acılar elbet bir gün biter sandım ama daimi. . Senden sonrasında bir başkasıyla olamam ben.
Otur şurada iki dakika. Bir şey anlatacağım sana şu anda. Değil ata sözü ya da deyim. Diyeceklerim daha derin. . Turşu mu kurdun, bir dakika. Beni çağırmadın, hangi hakla?.
Gittim boş bir banka oturdum. Alay edip geçtiler önümden. Kimseler görmedi bile. Onlar için kimim ki ben?. . Zaman geçer, gider dostlar. Zaman aşıkları makaslar.
Öyle çat diye çekip gidebileceğini düşünmemiştim hiç. Takdir ettim, aferin. Güzel hareket. Yoktu bende o cesaret. Ya da ne bileyim o maharet. Öylece kalıverdim, pişman oldum.
Giydi entarisini geldi salına salına. Nispet yaptı adeta en hoş peri masalına. Benim keyfim yerindedir, sen dikkat et kendine. Hatta benden selam söyle dertline tasalına.
Gece olmaya yüz tutmuş. Yine kaldım sokakta. Soğuk şarap bir his olmuş. . Yine titrer dudakta. Sen miydin acaba Tanrım şu camdan el sallayan?. Kusura bakma, karıştırdım. Işıkmış uzakta.
Aklından bir sayı tut. 10 gibi ol. 7 gibi ol.. Senden olan herşeyi unut. Var gibi ol. Yok gibi ol.. . Seni beni boşver şimdi. Biz gibi ol. Bir gibi ol..
Gizemli Gizem, hayat bana güzel. Hepsini hesapladım. . Gizemli Gizem, hayat bana güzel.. Hepsini hesapladım. Özel mi özel... Güzel mi güzel.... Arkama hiç bakmadım.
Şöyle inanılmaz bir fil yapsam. Ama böyle sıfır hata, kusursuz. Hatta ağzımla bir kuş tutsam. Siz kızlar yine bir kusur bulursunuz. . Ne istiyor bu kız? Zaman dursun.
Evim... Güzel evim. Taş ve topraktan oluşma cennetim. Mavi gök, hoş ve temiz, kumsalda yalnızca biz. Biraz müzik, biraz şiir, biraz deniz. . Hoşgeldin dünyama.
Haydi gel ev boşmuş gibi yapalım. Kahve, muhabbet. İki şekerli?. Karnın acıkırsa mutfağa bakalım. Dolapta yumurta ve süt var, yeterli. . Utanmadan, sıkılmadan takılırken geçti zaman.
Aklıma bir soru geldi, düşündüm. Hani ben senin en güzel düşündüm?. Aklımda bir soru vardı, utandım. Hani ben senin kalbini tutandım?. . Ben hep soru sorup, cevap bulup yaşardım.
Sanki üstümden bir gemi geçti. Sen gidince çok şey değişti. Çok kötüydüm ama çok geliştim ben. . Doktor bana üç ay ömür biçti. Tüm piçler benimle dalga geçti.
Kabul etmek gerek, bu farklı bir yetenek aslında. Aşk doktoru sanki, çözer hemen o işi anında. Dokunuşu, bakışı, duruşu çok özel işini yaptığında. Acaba koşacak mı benim yardım çağrılarıma?.
Bütün o olanlara, attığın adımlara, söylenen yalanlara. Boş mu kalayım?. Ayrıldık işte, her şey değişti. Bence sen bu gidişle mahvolacaksın. . Sen biraz delisin.
Balkabaklı dondurmam benim. Dün bugünden değildi serin. Üstüne kalın bir şeyler giyin. Orada değil biraz daha derin. . (Kalbim). . Çok düşündüm geldiğin yeri.
Gittin. Öylece kaldım, ateşin yaktı yüreğimi. Aldım elime, baktım. Boğaza döktüm küllerini. Yordun, beni yordun, biliyordun düzenimi. Bozdun, beni bozdun ve benim bozdun düzenimi.